Mutlu Bir Hayat İçin 3 Ders

Daha mutlu bir hayat için neye ihtiyacımız var? Çok çalışmak? Daha çok para, daha çok imkân mı yoksa? Gecesini gündüzüne katıp hala mutluluğu yakalayamamış birçok insan, işte bu cevapları veriyor. Ancak bu soruyu, mutluluk üzerine çalışmalar yapmış olan bir bilim insanına sorduğumuzda nasıl bir cevapla karşılaşırız, tahmin edebiliyor musunuz?

Robert Waldinger, “Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması” isimli araştırmanın dördüncü direktörlüğünü yapıyor. Bu çalışmayı özel kılan özelliklerinden bir tanesi de, yetişkin hayatı ve mutluluk üzerine yapılmış en uzun süreli çalışmalardan bir tanesi olmasıdır. Tam 75 yıl, 724 erkek ve yüzlerce birbiriyle ilişkili hayat… Yıldan yıla tüm tetkikleri yapıldı ve hayatları takip edildi. Robert Waldinger, bu araştırmadan, daha mutlu ve daha sağlıklı bir hayat elde etmek için neler öğrendiklerini “What makes a good life? Lessons from the longest study on happiness” isimli TED konuşmasında anlatıyor.

Araştırmaya göre daha mutlu ve sağlıklı bir yaşamın sırrı zenginlik, şöhret ya da çok çalışmakla ilgili değil. Robert Waldinger, 75 yılın verdiği en net bilgiyi şu şekilde ifade ediyor: “İyi ilişkiler bizi daha mutlu ve sağlıklı tutar.” Bu demek oluyor ki, elde etmek istediğimiz o güzel hayat, daha çok para ve güç için feda ettiğimiz ilişkilerimizde gizleniyor.
Peki bu araştırma bize başka neler söylüyor? Aldığımız bu ana bilgi etrafında 3 ders elde ettiklerini söylüyor Waldinger. Bu 3 ders neler, şimdi bunlara göz atalım birlikte.

Yalnızlık Öldürür

İnsanlar, sosyal olması gereken canlılardır. Bu bir tercihten öte, bir ihtiyaçtır ve hem bedensel hem de zihinsel ve psikolojik olarak olumlu sonuçları beraberinde getirir. Yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, sosyal olmak ve ‘community’ye bağlılık, daha mutlu, daha sağlıklı ve daha uzun bir hayatı da beraberinde getiriyor. İşinizin ne olduğu, yılda ne kadar para kazandığınızla bağlı olmaksızın; yalnızlık bireyi olumsuz etkiliyor. Yalnız insanlar, daha az mutlu olduklarını, sağlıklarının erken bozulduğunu ve daha sosyal insanlara göre daha kısa yaşadıklarını söylüyorlar. Aile, arkadaş ve toplumda daha geniş bir çevreye sahip olmak, psikolojik esnekliği ve sağlamlığı da beraberinde getiyor.

İlişkilerin Sayısına Değil, Özüne Bakın

Biz insanlar, ilişkilerde hastalanır ve ilişkilerde iyileşiriz. Yani her ilişkinin mutluluk getirmeyeceği aşikâr. Anlaşmazlıkların, tutarsızlıkların, çatışmaların ortasında yaşamak sağlığımızı da olumsuz etkiliyor. Waldinger’e göre, şiddetli geçimsizlikle başa çıkmaya çalışan, sevgi ve muhabbetten yoksun bir evliliği devam ettirmeye çalışmak, boşanmaktan çok daha kötü bir seçim olabilir. Diğer taraftan da, sıcak, samimi ve güzel ilişkiler yaşamak her açıdan koruyucudur.

İyi İlişkiler Beynimizi de Korur

Mutluluk veren ilişkiler sadece bedenimizi değil, aynı zamanda beynimizi de korur. Bu konuda elde ettikleri bulguyu Waldinger şu şekilde ifade ediyor: “80’li yaşlarınızda, diğer kişiye güvenle bağlanmış ilişki içinde olmanın koruyucu olduğu anlaşıldı, öyle ki, ihtiyaç duyduklarında diğerine gerçekten güvenebileceklerini hissettikleri ilişkileri olan insanlar, hafızaları daha uzun süre kuvvetli kalan insanlardır. Partnerine tam olarak güvenebileceğini hissedemediği ilişkileri olanlar, erken hafıza zayıflığı çeken insanlardır.”

Waldinger, aslında iyi ve samimi ilişkilerin yararlı olduğunun kadim bir mesaj olduğunu dile getiriyor. Peki ya bu gerçeğe gözümüzü açmak neden bu kadar zor? Hepimizin geçmişinde küslükler, kavgalar, ayrılıklar var ve geleceğimizde de birçok ihtimal bizleri bekliyor. İnsanlığın ilk zamanlarından bu yana beynimizin kazanmış olduğu, birçok zaman işe yarayan bir kusuru da, kötü olan her şeyi depolamasıdır. Evet, geçmişte olumsuz birçok deneyim yaşadık ve geleceğimizin de garantisi yok. Bunlar bizi ilişkilerden uzak tutan bazı sebepler. Ancak deneyimlerimiz bize yeni şeyler öğrenmek için sunulmuş birer fırsattır. Olumsuz deneyimler demek, bundan bir sonraki deneyimimizde daha iyi bir deneyim elde etmek için daha hazırlıklı olduğunuzu ve daha fazla şansınız olduğunu gösterir.

Waldinger, konuşmasını Mark Twain’in bir sözüyle bitiriyor: “Hayat öyle kısa ki; tartışmalara, özür dilemelere, kıskançlıklara, hesap sormalara zaman yok. Sadece sevmek için zaman var ve bunun için, sadece ‘bir an’ var.”

Sevin ve geleceğe umut edin.

TED konuşmasının tamamını izlemek için: https://www.ted.com/talks/robert_waldinger_what_makes_a_good_life_lessons_from_the_longest_study_on_happiness/transcript